postheaderıcon Bebek Beslenmesi

İlk 6 ayda anne sütü D vitamini ile desteklendiğinde yeterlidir.

Ek besinlere erken başlanması anne sütü alımını kısıtlar. Büyümeyi olumsuz etkileyebileceği gibi alerjik hastalıkların ortaya çıkma riskini de arttırır. Katı besinlere erken başlanmasının ileri yaşlardaki obezitenin de nedenlerinden olduğu bilinmektedir.

Ek besinlere geç başlamak da sakıncalar doğurabilir. Bunların başında büyüme geriliği gelir. Yetersiz besin ve vitamin alımı sonucu bağışıklık sistemi zayıflar ve enfeksiyon hastalıklarına karşı hassasiyet artar. Bebeğin demir depoları ilk 6 aydan sonra boşalır. Bu dönemde yeterli demir alamayan veya inek sütü ile beslenen bebeklerde demir eksikliğine bağlı anemi(kansızlık) gelişebilir.

*Ek besinlere başlama yaşını ,doktorunuzla birlikte, bebeğinizin durumuna göre ayarlamalısınız.

* 4-6. aydan sonra hangi ek gıdalar ne zaman başlanmalı?

Anne sütü yeterli ise bebeğin ilk 6 ay ek gıdaya gereksinmesi yoktur. 4. ayda yapılan doktor kontrolünde bebeğin sağlık durumu ve gelişimi değerlendirilerek gerekiyorsa ilk olarak yoğurt başlanır. Yoğurt, günlük süt kullanılarak evde yapılmalı ve en fazla üç gün kullanılmalıdır. Sade yoğurt olarak az miktarlarda verilmeli, bebek severse bir öğün şeklinde ve 90-120 gr olarak verilmelidir. En az beş gün sonra ikinci öğün olarak sebze püresi eklenir. Sebze  olarak önce patates ve havuç başlanır. Sebzeler iyice yıkanıp doğranır ve suda haşlanır. Su, sebze ezildiğinde artmayacak kadar az olmalıdır. Püre haline getirilip bebeğe kaşıkla verilir. Bebekler sebze püresini çoğunlukla sevmezler, ancak birkaç kaşık bile yemesi yeterlidir. Giderek miktar arttırılabilir. Eklenecek sebzeler açık renk sebzeden koyu renge doğru olmalıdır. Gaz yapan sebzeler erken dönemde verilmemelidir. Anne sütü alan bebeklere iki ana öğün ek gıda yeterli olur.

Bebek beslenmesinde meyve suyu dönemi geride kalmıştır. Meyve suyunda meyvenin sadece şeker içeren kısmı olur, yararlı olan kısmı ise posasıdır ve bu da suyuna pek karışmaz. Meyve püresine, bebek sebzeye iyice alıştıktan sonra başlanmalıdır. Aksi takdirde, bebek daha tatlı olan meyveyi tercih edecek ve sebzelere alışmakta güçlük çekecektir. Bebek sebzelere alıştıkça ve büyüdükçe, püreye kemik suyu, et suyu ve kıyma eklenir. Tarhana çorbası Türk mutfağının çok besleyici bir unsurudur ve bebek beslenmesinde yeri vardır. Protein kaynağı olan et ve baklagiller altıncı aydan sonra eklenir. Yemeklere tuz veya şeker konmamalıdır. Beşinci aydan sonra az miktarda zeytinyağı veya tereyağı eklenebilir.

Bebek altı aylık olduktan sonra kahvaltıya başlanabilir. Tahıllı kaşık mamasına tuzsuz peynir eklenerek verilir. Peynir az miktarda başlanıp bir kibrit kutusu büyüklüğüne kadar veya krem peynir ise bir tatlı kaşığı kadar verilebilir. Daha sonra haşlanmış yumurta sarısının sekizde biri ile başlanarak bir ay içinde tam sarıya ulaşılır. Daha sonra da yumurta beyazına aynı yöntemle başlanır. Kahvaltıya sırayla, un halinde dövülmüş bir tatlı kaşığı ceviz, bir çay kaşığı tereyağı da eklenebilir. Bebeğin şekere alışmaması için reçel veya pekmez doktor önermezse eklenmez. Bir yaşından önce bal verilmez. Kahvaltıya çeşitli meyveler püre haline getirilip eklenebilir. Bir yaşından önce inek sütü verilmemelidir.

Bebeğin dişleri çıktıkça, gıdalar daha pütürlü verilmelidir. Bebek çiğnemeyi öğrendikçe köfte, dolma içi gibi yiyeceklere başlanır. Çok taze olduğundan emin olmadıkça bebeklere sakatat verilmemelidir.

*Bebek 7-9 aylık olduğunda  pilav, makarna, ekmek gibi nişastalı besinlere başlanır. 9 aylık bebek aile ile sofraya oturup yemek yiyebilir. Bu dönemde anne bebek için ayrıca yemek pişirmeksizin evdeki yemeklerden çocuğu için uygun olanları hazırlayabilir. Türk mutfağı çocuk beslenmesi için uygun besinleri içerir. Geleneksel Türk mutfağında yer alan tarhana çorbası, köfte, dolma gibi yemekler bebek için idealdir. Bu gibi yemekler çocuğa yedirilmeli, anne de bebeğini ideal  ve ekonomik şekilde beslemenin huzurunu yaşamalıdır.

Ek besinlere geçiş dönemi anne ve bebek için sorunlu geçebilir. Sevgili anne, bu dönemi rahat geçirebilmeniz için aşağıdaki önerilere kulak veriniz.

*Ek gıdalar ayrı ayrı başlanmalı,yeni denenecek ek gıda bebek açken denenmelidir.

*Ek gıdaya az miktarda başlanmalı, giderek arttırılmalıdır.

*Bebek ek gıdayı istemezse zorlamamalı, birkaç gün sonra tekrar denenmelidir.

*Ek gıdalar kaşıkla verilmelidir.

*Ek gıdalar, doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalı, katkı maddesi içeren gıdalarla,dondurulmuş yiyecekler veya konserveler kullanılmamalıdır.

*Hazırlanan ek gıda uzun süre oda ısısında bekletilmeden tüketilmelidir.

*Ek gıdalar hijyenik koşullara dikkat edilerek hazırlanmalıdır.

*Ek gıdalar geçiş dönemi doktor kontrolünde olmalı, bebeğin yeterli kilo aldığından emin olunmalıdır. Alerji, ishal, kusma gibi durumlarda doktora danışılmalıdır.

*Ek gıdalara geçişte bebeği zorlamak anne-bebek ilişkisini bozabilir. Bunun sonucunda da kalıcı iştahsızlık gelişebilir.

***Evet sevgili anne, bebeğinizi ek gıdalara alıştırırken aceleci ve ısrarcı olmayınız. Yemek yemenin eziyetli değil eğlenceli olduğunu anladığında bebeğiniz daha mutlu olacaktır.

Alışkanlıkların çok küçük yaşlarda kazanıldığında terk edilmesinin güç olduğu bilinmektedir. İleride obezite ve diğer beslenme bozukluklarına yol açabilecek bazı yiyeceklerin tüketilmesine genelde bebekken başlanılır. Bebek yesin diye eline sürekli bir şeyler verilir. Abur cubur dediğimiz bu yiyecekler hem çocuğun iştahını kapatır, hem de tadını ve görüntüsünü güzelleştirmek için eklenen şeker, yağ, çikolata, un gibi kalorisi yüksek maddelerin tüketilmesi ile obeziteye yol açabilir. Obezite, toplumda giderek artan oranda görülmektedir. Modern yaşam tarzı çocukları eve kapatmış, önceleri sokakta oyunlar oynayan çocuklar artık evde bilgisayar başında vakit geçirir olmuşlardır. Hareketsizlik ve fast food denen fazla kalorili yiyecekler çocuklarımızı ileri yaşlarda kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi sağlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda bırakacaktır.

*Çocuk beslenme saatlerinde, yani aile ile sofraya oturup yemek yenen saatlerde beslenmeye alıştırılmalıdır.

*Öğünden sonra çok ısrar ederse sevdiği yiyecek ödül olarak verilebilir.

*Sabah kahvaltısında çay yerine süt tüketmeye alıştırılmalıdır. Çay, gıdalardaki demirin emilimini azalttığından önerilmez.

*Asitli, kafeinli içecekler sağlık için uygun değildir. İçecek olarak meyve suları,süt,ayran gibi besleyici ürünlerin tüketilmesine alıştırılmalıdır.

*Sebze ve meyveler taze olarak tüketilmeli, zorunlu olmadıkça derin dondurucuda saklanmış gıdalar çocuklara verilmemelidir. Derin dondurucuda saklanan gıdaların zamanla besin değeri azalır. Ancak,yoğun iş hayatı sonucu her zaman taze gıda tüketmek mümkün olamamakta ve hazır gıdalar tüketilmek zorunda kalmaktadır. Yine de çocuklara vitamin ve mineral değerini koruyan yiyecekler vermeye çalışılmalıdır.

*Katkı maddesi içeren yiyecek ve içeceklerle boya maddeleri içeren gıdalar çocuklara alıştırılmamalıdır.

Dr.Nuran Özbilgin
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı